DOĞU BİLGELİĞİ

Su gibi ol: Biçimsiz, Yumuşak, ama Engel Tanımaz..!

varlık

Varlık, bütün felsefi ve mistik öğretilerin merkezinde yer alır. İnsanlık, varlık sorusunu sorduğu anda bilincin en eski yolculuğu başlamıştır. Doğu’da varlık, kutsal bir düzenin tezahürü olarak görülür; Batı’da ise varlığın “neden” ve “nasıl” olduğu sorgulanır. Her iki yaklaşım da aynı hakikate işaret eder: görünenin ardında görünmeyen bir öz vardır.

Metafizik düşünceye göre varlık, yalnızca maddesel bir oluş değildir. O, bilinçle anlam kazanan bir varoluş hâlidir. Vedanta, Sufizm ve Taoizm gibi öğretiler, varlığı birliğin içinde tanımlar. “Tüm varlık birdir” anlayışı, insanı ayrı bir birey olarak değil, evrensel bütünün bir parçası olarak görür. Bu farkındalık, insanın hem kendini hem evreni daha derin bir sevgiyle algılamasını sağlar.

Felsefi düzlemde varlık, “öz” ile birlikte ele alınır. Öz, varlığın değişmeyen yönüdür; varlık ise o özün tezahürüdür. Bu nedenle “öz” ve “varlık” arasındaki ilişki, insanın kendini anlamasının anahtarıdır. Heidegger’in dediği gibi, “Varlık, unuttuğumuz şeydir.” Oysa hatırlamak, yeniden var olmanın ilk adımıdır.

Konuyla ilgili şu yazılarımızı da okuyabilirsiniz:
Metafizik: Görünmeyenin Yasası ve Hakikatin Derin Katmanları,
Ben Değişirsem Dünya Değişir,
Doğu ve Batı Felsefesi: Karşılaştırmalı Bir Bakış,
Gerçeklik (Gerçek Biz Ona Baktığımız Zaman Oluşur).

Metafizik: Görünmeyenin Yasası ve Hakikatin Derin Katmanları

Metafizik: Görünmeyenin Yasası ve Hakikatin Derin Katmanları Görünmeyenin Yasası Metafizik, varlığın ardındaki görünmeyen yasayı anlamaya yönelen en eski felsefi arayıştır. İnsan, “gerçeğin ne olduğu” sorusunu ilk kez sorduğunda aslında metafiziğin kapısından içeri girmiştir. Doğu’da metafizik, varlığın özüne sezgisel bir dalışken;…