DOĞU BİLGELİĞİ

Su gibi ol: Biçimsiz, Yumuşak, ama Engel Tanımaz..!

ruhun mesajı

Ruhun mesajı, yaşamın görünmeyen katmanlarından gelen içsel bir çağrıdır. Bu mesajlar, çoğu zaman sezgiler, rüyalar, duygular veya bedenin verdiği sinyaller aracılığıyla bize ulaşır. Ruh, konuşmaz; hissettirir. Bu yüzden onu duymak için sessizleşmek, içe dönmek ve farkındalıkla dinlemek gerekir.

Doğu bilgeliklerinde her hastalık, her rastlantı ve her ağrı “ruhun mesajı” olarak görülür. Evren, insanla diyalog hâlindedir ve beden bu diyalogun en açık tercümanıdır. Kimi zaman kalpte bir sıkışma, kimi zaman bir yorgunluk veya bir huzursuzluk, aslında ruhun yön değiştirmemiz için fısıldadığı bir işarettir.

Bu anlayışta şifa, bedeni bastırmakla değil, mesajını anlamakla başlar. Ruhun mesajı, bir eksikliğin değil, bir uyanışın habercisidir. Kişi kendi iç sesine kulak verdiğinde, yaşamda tekrar uyum ve denge oluşur. Çünkü ruh, bedeni aracılığıyla bilincimizi eğitir; her deneyim, bizi öz benliğe biraz daha yaklaştırır.

Konuyla ilgili şu yazılarımızı da okuyabilirsiniz: “Vücudun Çığlıkları Ruhun Mesajlarıdır”, “Bedenin Sessiz Bilgeliği” ve “Şifa: Acının Öğretisine Dönüşü.” Bu yazılar, ruhun mesajlarını çözmek ve onları farkındalığa dönüştürmek isteyenler için ilham verici rehberlerdir.

Vücudun Çığlıkları, Ruhun Mesajlarıdır

Vücudun Çığlıkları, Ruhun Mesajlarıdır Vücudun çığlıkları ruhun mesajlarıdır. Fransız şifacı ve Şiatsu ustası Michel Odoul, “Bana Nerenin Ağrıdığını Söyle, Sana Nedenini Söyleyeyim” adlı eserinde, her ağrının, her kasılmanın ve her hastalığın ardında ruhun bize fısıldadığı bir çağrı olduğunu söyler. Ona göre…